İlişkiler Test Ediliyor..

Haftasonuna girerken gökyüzünün sert etkileri kendini iyice hissettirmeye başladı sanırım. İlişkileri önce gerecek ve soğutacak. Ömrünü tamamlamış, sürüncemede kalan , işlevini yitirmiş olanları ise zorlu bir sınava tabi tutacak. Eş zamanlı Güneş Mars karşıtlığı da güç mücadelelerini, rekabeti anlatıyor. Yöneticilerle çatışma, kendini ortaya koyma gayretini açığa çıkabilir. . Bu kişisel gezegenlerin zorlayıcı etkilerinin yanısıra Uranus Merkür kavuşumunun Ay ve Pluto tarafından tetiklenmesi işlerin iyice geri dönülmez bir hal almasına neden olabilir.
 İçinden geçtiğiniz durum her ne ise bugünlerde alacağınız kararlar, olaylara vereceğiniz tepkiler gerçek anlamda bağlayıcı olabilir. Pluto’nun dahil olduğu olaylar herzaman geri dönüşü olmayan köklü dönüşümleri sembolize eder. Değişim değil dönüşümden bahsediyoruz aslında. Farklı olmak, eskisi gibi olmamak, başka bir platformda olmak gibi… Bize yaşatacağı deneyimler mutlaka sancılı olacaktır. Doğru ifade edebilmek için ölümcül darbeler de diyebiliriz belki. Ölümcül kelimesi hemen ürkütmesin lütfen. Hayatımızda artık işlevini yitirmiş, sadece taşımak zorunda olduğumuz birçok yük vardır. Bu yüklerden özgürleşmek ve yeniden tohumlanmak vaktinin geldiğini anlatmaya çalışır bu zorlu dönemler. Bir tohumdan bir filize yapılan yolculuk dönüşümdür. Tohumun ölümü ama filizin doğumudur anlatmak istediğim. Her doğum gibi bu dönüşümde sancılı olacaktır elbette. Olmak istediğimiz yer neresiyse sadece oraya ulaşmak için sağduyulu ve akılcı planlar yapmak gerekir.
 Bu haftasonu Uranus’un Merkur ile kavuşuma doğru olan yolculuğu, diğer etkilerle birleştiğinde bizi sinirli, gergin ve kontrolsuz çıkışlar yapan bireylere çevirebilir. Aman dikkat. İstediğimiz şeyin kavgacı ve kontrolsuz insan modeli olarak görünmek olmadığına eminim. Bu etkileri olumlu kullanıp yaratıcı ve farklı düşünen bireyler, kıvrak zekalı kişiler olarak ortaya çıkarmamız da mümkün. Güç gösterileri ve “benim iktidarım” söylemleri yerine, gerçek benliğimize ulaşmaya çabalayabiliriz.
 İlişkinin içinde ( ortak, yakın arkadaş, eş ) ne istediğimize, tatmin olup olmadığımıza, ben-sen eşitliğine yoğunlaşmak zorunda olduğumuz bir dönemdeyiz gibi görünüyor. Öyle ki Saturn düz hareketine başladığında artık ilişkilerdeki son rötuşları atmış olmalıyız. Ekim ayından sonra Akrep burcuna geçiş yapacak olan Saturn, en derin duygularımızı, karanlık gizli kalmış yönlerimizi test edecek. Bu sınavı yanına Pluto’yu da alarak yapacağı için yalnızlığımızın acıtan tarafıyla yüzleşebiliriz. Sözünü ettiğim yalnızlık tek başınalık olacağı gibi, bir ilişkinin içindeki yalnızlık da olabilir. Belki de tutsak ilişkilerdeki yalnızlık daha acıtıcı olabilir ne dersiniz?
 İşte bu dönemi; yıl sonunda olmak istediğimiz yere doğru mu gidiyoruz acaba sorusuyla geçirebiliriz. 14 Nisan’a kadar devam eden Mars retrosu, 12 Mart’ta Merkür retrosu ve 15 Mayıs’taki Venus retrosu bizi geçmişimizle yüzleştirecek. Mevcut olanı süzgeçten geçirip, ayıklama yapmamızı, bazı şeyleri öldürmemizi isteyecek. Bu yıl önemli bir yıl olacak. Bireysel dönüşümlerin ve haliyle toplumsal dönüşümlerin başlangıcındayız. Her birimiz doğum haritalarımızın potansiyeline bağlı olarak, hayatımızın çeşitli alanlarında bu dönüşümü yaşayacağız kuşkusuz. Ancak karşımıza çıkan olaylara vereceğimiz tepkiler sadece bize bağlı. Bugün aldığımız kararlar yarınımızı oluşturacak..
 Güzel başlangıçlar doğsun bu sancılardan…
 Hep sevgiyle kalın, riya olmadan…
Didem Can
 
Bu yazı Ana Sayfa kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>