Haftalık astroloji yorumları;

AKREP SÜRECİ YÜZEYDE

Saturn’un Akrep burcuna geçiş yapmasıyla artık içsel yolculuğumuz başladı sanırım. Akrep arketipi derinlerle , islah etmekle, arıtmayla ilgilidir. Nufus edici özelliği vardır. Temel konusu ise dönüştürmektir. Bir Akrep kendi karanlık yönlerine kolaylıkla bakıp onları dönüştürme potansiyeline sahiptir. İşte bu hafta Güneş’in Saturn ile yapacağı kavuşum bu vurguyu biraz daha arttıracak. Saturn’un Akrep burcundaki seruvenini iyice görünür hale getirecek.
 Biraz sıkıntılı, sancılı bir dönemden geçiyoruz. Hayallerimizi sorguluyoruz, üzerimizde hissettiğimiz baskı yı sorguluyoruz ve isyan etmek istiyoruz. Büyüme hedeflerimize gore hareket edemiyoruz. Birşeylerin arayışı içindeyiz. Hayatımızı yeniden yapılandırma hayalleri kuruyoruz.
 Güneş’in ışınları Saturn’un yapılandırması gereken konuları aydınlatıyor. İçinden geçmekte olduğumuz dönemde hayatımızın hangi alanını yeniden inşaa etmemiz gerekiyorsa bunun için bize ışık tutuyor. Bu rehberlik çeşitli şekillerde sahne alabilir günlük yaşamın içinde. İlk etapta korkularımızı, komplekslerimizi, acizliklerimizi aynalayabilir. Kendimizle yüzleşme ve derinlere gömdüğümüz duygularımızla hesaplaşma vaktinin geldiğini işaret edebilir. Dolunay da yaklaşırken, bugünlerde hissettiklerimizi hafife almazsak ilk adımı atmış oluruz.
 Kasım ayının ortalarında baskıya karşı olan isyan arzumuz; korkularımız ve sorumluluklarımız aracılığı ile tetiklenecek. Başka bir deyişle sınırlanma hissi ve kısıtlanmalar ile güç, tahakküm ve manüpülasyon el ele verip bizi hayata karşı özgürleşmeye zorlayacak. Bu durum karşısında en sağlıklı şekilde hareket edebilmek için, kendimize karşı dürüst olmamız gerekir. Hayata dayatmak veya hayatı kontrol etmeye çalışmak yerine teslim olmak ve bırakabilmeyi öğrenmek vermemiz gereken ilk sınav olabilir. Hayatı olduğu Kabul edebilirsek, bırakmayı becerebilirsek, kendimizi de olduğumuz gibi Kabul edebiliriz belki.
 İçimizdeki acizlik, yetersizlik hislerini dönüştürerek yeni bir cevher olarak gün ışığına çıkarabiliriz. Artık bize hizmet etmeyen konuları geride bırakarak ilerleme dönemidir. Arkasına saklandığımız yalanların, bizi rahatlatan pembe tabloların arkasında yatan asıl gerçeği arama vaktidir.
 Astrolojik sembolizmde bütünsellik söz konusu olduğunu düşünürsek; Saturn’un Akrep burcundan önce Terazideki seyrini de mutlaka göz önünde bulundurmalıyız. Sonuçta “ ben ve sen” konularının, ilişkilerde denge arayışının, uzlaşabilmenin ve orta yolu bulma gayretinin bir sonucu olarak Akrep süreci yaşanacaktır. Eğer son 2 yılda çözülememiş ve baskılanmış konular varsa bu dönemde şiddetini arttırarak karşımıza çıkma olasılığı yüksektir. (Hatta bunu son 7 yıl ve hatta 14 yıl olarak da düşünebiliriz.) Saturn döngüleri insan ömründe kalıcı yapılanmaları temsil eder. Elbette birşeyleri inşaa etmek, ortaya çıkartmak kolay bir süreç değildir. Hayatın içinde söz konusu insan faktörü ise, bu herşeyden zor olacaktır. Saturn de bu sebeple en zorlayıcı öğretmen olarak karşımıza çıkar ve bizi kendimizi yeniden yapılandırmak için zorlar.
 Kendimize yaptığımız yolculukta bulduklarımızla yüzleşmenin zorluğu kadar, kendimizden kaçmak da bir o kadar zorlayıcı olacaktır. Kim olduğumuzu bilirsek, nereye ve hangi araçla gitmemiz gerektiğini de biliriz. İşte o zaman kendimizi yanlış bir yerde ve huzursuz hissetmeyiz. Meselemiz her zaman kendimize şevkatle ve adım adım yaklaşmak olmalı sanırım. Bu kadarını kendimize borçluyuz en azından.
 Kasım ayı tutulmalar ve Merkür gerilemesi ile hayata bir devinim kazandıracak. Bizi hareket etmeye zorlayacak. Birşeylerin değişmesi için gerekli olan koşulları oluşturacak. İstesek de istemesek de karar almaya, harekete geçmeye, son vermeye veya yeniden denemeye zorlayacak. Uzun ve zorlu bir yolculuğun başındayız. Biraz daha sabır diliyorum. Unutmamak gerekir ki yarına şekil verecek olan bugun yaptıklarımızdır.
Didem Can
İstanbul
Bu yazı Manşet kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yoruma kapalı.