İkilem

       
 Roman “Yaşadığım her tecrübe, sahip olduğum tüm fikirler bir başkasından alıntı ya da çalıntıymış” diye başlıyor. Ne kadar da gerçekçi! Çoğu zaman, insanlar kendilerinin diğerlerinden farklı olduğunu biliyor olmasına rağmen, bir başkasına benzemek için hayatlarını yaşayıp tüketirler. Yolun sonuna geldiklerinde de sorgulamaya başlarlar. İş işten tam olarak ne zaman geçer?
  İkilem, normal akışında okunabileceği gibi yalnız “Genç Kıvılcım” veya sadece “Ellilik Mucizeler” olarak da okunabiliyor. Toplam 3 farklı bakış açısı getirebildiğinden romanın adı üçünden biri…
 Genç Kıvılcım, adından da anlaşılacağı üzere genç ve yeni evli bir çiftin hayata bakış açısı, evlilikleri ve karşılaştıkları zorlukları içeriyor. İlk sayfaları, en beklenmedik anda- ne zaman beklenir ki- eşini yatakta bir yabancıyla yakaladığında ana karakterin düşündükleri, yaşadıklarıyla başlıyor. Bu kişinin kadın veya erkek oluşu yargılamanızı değiştirir mi? Kocanın veya karısının o yatakta oluşu?.. Neden? Diye hemen sorgulamaya başlıyorsunuz.  Okuyucu gözleri, yargı öncesi hafifletici sebepleri arıyor. Evlilik dışı ilişkiler ihanet mi? Macera mı? Diye sorarken, bu bölümde yer alan 4 kadın birbirinden farklı değerleri temsil ediyor. Güç ve pozisyondan etkilenen, paranın satın alabildiği, aile arkadaş gibi değer yargılarını temsil eden ve kendi başına dimdik durabilen kadınlar olarak kendilerini gösteriyorlar. 
 Aldatılan kişi aslında kimdir? Eylemi yapan mı, olaydan haberi olmayan mı? Kendini aldatan kişi olarak görüp övünenler, aslında kendilerini aldatıyorlar farkında değiller. Yaşanan basit bir ikilemdir hepsi bu.
 Sevmek, güvenmek ve evlenmek sıralaması nasıldır ve nasıl olmalıdır? Bu dizilim kadınlarla erkeklerde farklı mıdır?
Hepimiz dünyalıyız. Benzerliklerimiz söz konusu olduğunda, gezegenlere benzetileceksek Mars ve Venüs gibi dünyaya en yakın olanlar yerine, en uzak olan Merkür ve Plüton’la kıyaslanmalıyız.  İlla da kıyaslanmamız gerekiyorsa… Kahramanımız başına gelenlerle hemen yüzleşmek yerine bir süre beklemeyi tercih ediyor. Neden mi? Nereye kadar mı? Bölümün sonuna geldiğiniz de sebebi anlaşılıyor.
 Ellilik Mucizeler bölümünde ikinci baharını yaşamakta olan kahramanın, eline aldığı eski bir fotoğraf albümünün sayfalarını karıştırarak, yaşadıklarını ve yaşamadıklarını gözden geçirmesi ve hayatını sorgulaması anlatılıyor. Bu kişinin genç kıvılcımla kesiştiği kavşak neresidir? Hayatlarında ortak ne oluyor, kimler var?
Bencil olmakla benci yaşamak arasında ince bir çizgi olsa da, yaşantımızda-pek çok şeyde olduğu gibi-  kendimizi mutlaka bir taraf tutmak durumunda bulabiliyoruz.
Bu konularda kim haklıdır, kim haksız? Hangi karar doğrudur, hangisi yanlış? Kader ve hayatı kontrol etmek dürtülerinin yaşla nasıl değiştiğine gözlerinizle şahit olurken, haklı olmak mı, mutlu olmak mı daha önemli sorusuna da bazı yanıtlar buluyorsunuz.
 Yukarıda geçen soruları yaşantınız süresince kendinize sorduysanız zaten İkilem’in içindesiniz demektir. Her 3 okuyuş şekliyle farklı sonuca varabilirken esas son tüm düğümlerin çözüldüğü yer. İlk ve son baharından geçen ana karakterlerin, tüm yaptıklarının altında yatan sebep anlaşıldığında, okuyan kişi edindiği düşünce ve aldığı kararından vazgeçebiliyor. Roman, cesur okuyucunun içine girip, aklını kullanarak ön yargı tuzaklarına düşmeden bitirmesi halinde tebessümlere de yer veriyor.
  Yaşamanın doğrusu ya da yanlışı var mı? Hayatımızı başkalarına bakıp, onlara benzemek uğruna tüketirken, zamanı geldiğinde hatta geçtiğinde geçmişimizi sorguluyor sonra da en yakınımıza tavsiye vermekten çekinmiyoruz. Neden acaba? Cevabını halen arıyor bulamıyoruz… Bazı yanıtlarsa “İkilem” de…
Yazar: EDDİ ANTER
Yayınevi:  GOA 
Sayfa sayısı:  312 
ISBN:
Basım tarihi: 2009 
Kategori: KURGU   
 Satın Almak İçin
Bu yazı Ana Sayfa kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yoruma kapalı.