Uçurtmalar…

Her dilek, her istek gerçekleşmek içindir. Ne kadar çok şey istemişizdir şimdiye dek…Hangilerinin gerçekleştiği hangilerinin gerçekleşmediğine dikkat ettiniz mi? Sonuçları daha iyi anlamak için hangi durumlarda istediğimize ve onları nasıl sanki kendi dileğimiz değilmişçesine dışladığımıza bir bakmak lazım.Saf niyetle bir dilek dilediğimizde evrene bir enerji yolluyoruz. Evren dileğimizi gerçekleştirmek için gerekli düzenlemelere başlıyor. O dileğin gerçekleşmesi için bazen hiç tahmin etmediğimiz değişikliklerin olması, bazı kişilerin hayatımıza girmesi, bazılarının çıkması, kısaca yolun açılması gerekir. Tüm bunlar zaman alabilir. Çoğu zaman dilediğimiz dileklerden sonra ‘ama’ lar ‘acaba’lar  gibi arkasında korkularımızın gizli olduğu , dileğimizi desteklemeyen şeyler düşünürüz. Tam evren bizim dileğimizi proje olarak ele almaya başlamışken, biz kendi projemizin arkasında durmaktan vazgeçeriz. Herşeyi mantık süzgecinden geçirme huyumuz yüzünden  ‘nasıl olacak’ sorusuna öyle bir takılırız ki başlamış olan proje durur, sonra sorular artar, sorgulamalar artar ve havada uçuşan yarım kalmış milyonlarca proje arasına bizimki de takılır kalır. Aynen elektrik direklerine takılıp kalmış uçurtmalar gibi… Elektrik direklerinin arasında yırtılmış, kırılmış ve orada takılı kalmaktan eskimiş o kadar çok uçurtma vardır ki, o uçurtmaların ordan kurtulup tekrar havalanması pek mümkün değildir. Eğer şansımız varsa bizim uçurtmamız ordan kurtulur ve tekrar gökyüzünde salınmaya başlar. O zaman dileğimiz gerçekleşme yoluna girmiştir demek.
İstemeyi de biliyor muyuz bunu da düşünmek lazım. Sevgi istiyorsak kendi sevebilme kapasitemizle, para istiyorsak kendi bütçemizle isteriz. Evrenin sonsuz sevgisinden ve bolluğundan yararlanmak aklımıza gelmez. İnsan bilmediği bir şeyi de isteyemez aslında. Koşulsuz sevmeyi bilmiyorsak nasıl birinin bizi koşulsuz sevmesini bekleyebiliriz ki… Elbette karşımızdaki kişi de, bizi aynı bizim bildiğimiz türden sever bizi ; koşullara bağlı olarak. Güzelsek, bakımlıysak, zenginsek, sevecensek, uyumluysak vesaire. Değilsek, o da sevmez, ya da bu koşullardan biri azalırsa onun sevgisi de azalır. Sevgi anlayışımız bu ise , bu durum da kabul edilebilir bir şey olmalı.
Koşulsuz sevmeyi öğrenmeyi denesek…Denesek diyorum, çünkü buna niyet etmek bile bir adım, gerçekleştirmekse, aslında içsel olarak bildiğimiz ama çok kolay unutan varlıklar olduğumuzdan, birçok şey gibi, unuttuğumuz bir olgu… Hatırlamak , unutmak gibi yine doğamızda olan bir şey… Hatırlayabiliriz… Bir annenin çocuğuna olan sevgisini izleyerek bunu hatırlayabiliriz. Başka nerde var bu kadar saf ve koşulsuz bir sevgi ben bilmiyorum. Bir anne,  çocuğunu ne olursa olsun sever. Yani koşulsuz sevgiyi öğrenebileceğimiz çok rehber var çevremizde; annelerimiz…
Dileklerimiz saf niyetle olsun, gerçek olsun…
Uçurtmalarımız direklere takılmasın…
Sevgiyle,
Mine Erkan
Bu yazı Ana Sayfa kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Uçurtmalar… için 3 cevap

  1. Murat YANASIK der ki:

    Mine Hanim merhaba;
    Ne muhtesem ve derin ifadelerle anlatmisiniz gozle gorulmemesine karsilik hayatta varolan ve mukemmel bir mekanizma icinde calismakta olan dinamikleri.
    Zihninize,elinize saglik.
    Bu dizeleri okuduktan sonra insan,yuzunuzdeki nurun temelinde boylesi derin bir bilinc yattigi gerceginin de farkina variyor.
    Sevgiler

  2. nilüfer der ki:

    kalbimdeki şüphe kırıntıları uçtu gitti. ne güzel yazmışsınız herşeyi… oralarda bir yerlerde takılı kalmış olan dileğimi büyük bir sevgiyle geri çağırıyorum…

  3. ebru yolver der ki:

    minecim,cok hos ifade etmişsin..yuregıne saglık…tesekkurler ;)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>